|
|
| Branş Sınıfları |
| BT Sınıfları |
| Öğrenme Merk. |
| ASGO |
| Leonardo da Vinci |
| Aile Eğitimi |
|
|
|
|
|
|
|
Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin geleceğini yoğuran kültür ordusu... |
|
|
|
İLK
VE ORTA ÖĞRETİM KURUMLARINDA |
|
|
Eğitim Hizmeti; Bir toplumun
teknolojik, ekonomik kültürel ve sosyal alanlardaki şekillenmesini sağlayan
bu alanlardaki değişim ve gelişimlere ayak uydurarak kendini devamlı toplum
ihtiyaçları yönünde yenilemek zorunda olan sürekli bir etkinliktir. Günümüz
eğitiminin "Etkililik, verimlilik ve kalite" bağlamında en önemli
sorunu bilgi ve teknolojinin baş döndürücü bir hızda artmasına dayalı gelişme
ve değişmelere ayak uydurmada zorlanmasıdır.
ilk ve orta öğretim kurumlarımızda günümüzde geçerli olan ortam düzenlemesinde,
öğrenciler sınıf ve şubelere ayrılmakta ve her dersin öğretmeni bu sınıf
ve şubelerde ders dağıtım çizelgesine uygun bir şekilde eğitim ve öğretimi
sürdürmektedir. Yani her dersin öğretmeni ders sırası kendine geldiğinde
sınıfta yerini almaktadır. Bu durumda sınıflarda (yönetmeliklere göre) masa,
sıra, dolap, askı, harita, tahta vb. araç gereç standart olarak bulunmakta
bunların dışında derslerin işlenişinde kullanılacak ders araç gereçleri,
donatım malzemeleri sınıflarımızda yer almamaktadır. Derslerin "Dersliklerde Yürütülmesi Gerekliliği Niçin Ortaya Çıkmaktadır?
Öğrencilerden beklenen bildiklerini, duyduklarını, düşündüklerini; yazıyla,
sözle, sesle, çizgiyle, renkle, sayıyla anlatabilmeleri ve aktarabilmeleridir,
özellikle, Matematik, Türkçe, Yabancı dil' de hedef "tam öğrenme"
olmalıdır. Bu dersler için ayrılmış derslikler, gerekli araç ve gereçlerin
yer alacağı bir biçimde özenle düzenlenmeli ve hedefe ulaşılmalıdır. Öğrenciler, güzelliğin değerini bilmeli ve verebilmelidirler. Güzelliği yaratmak ve korumak için gerekli ilgi, sevgi, sezgi ve bilgilerini geliştirebilmelidirler. "Estetik duyarlık" müfredatlarımızda yer alan Resim-lş, Müzik ve iş Eğitimi dersleri ile geliştirilebilir. Bu derslikler yalnız ders işlemek için değil ders dışı etkinliklerin(Sergi, konser, tiyatro etkinlikleri, atölye çalışmaları vb.) planlanıp uygulanması için de kullanılabilir. Öğretmen toplumsal dokunun bir öğesidir. Ayrıca bir bilgi kaynağı olarak öğretim donanımı olarak da görev yapar. Ancak, öğretmene bu iki bileşenden ayrı, kendine özgü bir boyut katan özelliği, O' nün diğer sistem bileşenlerini düzenleme, denetleme, değerlendirme ve değiştirme (4D) yetkisi ve yeteneğidir. Çağdaş eğitim teknolojisi, öğretmenlerin sıradan işlerini üstlenecek araçları getirmektedir, öğretmenler artık bir bilgi çeşmesi, ya da öğüt verici olmayacaklardır. Bilgisayar, etkileşimli video vb.. iletişim araçları kara tahtanın ve not defterinin yerini almaktadır. Ancak bu araçların sınıfın toplumsal dokusunu yönetmekte, öğrencileri yaratıcılığa özendirmekte, değerlendirmeyi güncelleştirmekte öğretmenin yerini alması yakın gelecekte olası görünmüyor. Fiziksel açıdan incelendiğinde Ülkemizdeki eğitim kuruluşlarının hemen hemen hepsinde her bir öğrenci grubuna ait bir sınıf vardır, öğretmenler program çerçevesinde bu sınıflan dolaşarak derslerini işlemeye çalışırlar. Aynı sınıfta bir saat önce fen bilgisi dersi işlenirken, bir saat sonra matematik ya da müzik dersi işlenebilmektedir. ABD'deki sınıfların büyük bir kısmında ise, daha farklı bir yaklaşım izlenmektedir. Buna göre sınıf öğretmenin ofisi olarak düzenlenmiştir. Yani sınıflar öğretmenlere aittir. Her bir matematik öğretmeninin ya da resim dersi öğretmeninin bir sınıfı vardır, öğretmen bu sınıfı kendi dersinin ihtiyaçlarına göre donatır ve dersi için adeta bir laboratuar haline getirir, öğretmen sınıftaki tüm malzemeleri bildiğinden, eksiklerini ve ders için gerekli hazırlıkları önceden görme ve giderme şansına sahiptir. Bu sistemde öğrenciler programlarına göre bu sınıflara giderek derslerini alırlar. Bu durumda öğrencilerin de kendi yeteneklerine göre farklı programlarının olma şansı artmaktadır. Aynı zamanda sınıfların her bir ders için gerekli özel malzemelerle donatılması ve bu malzemelere öğretmenin hakimiyetinin artması sağlanmaktadır. ABD'de Kansas eyaletinde yapılan bir araştırmada öğretmenlerin derslik düzeni ile ilgili sorulara verdiği şu yanıt ilginçtir: "Eğer tuzluk masada ise onu yemeğime dökerim ama iki kat aşağıda mutfakta ise tuzu getirmek için aşağıya inmem"(Kürşat Çağıltay, Indiana Üniversitesi,) öğretmen kendi dersi ile ilgili araç ve gerecin kendi dersliğinde olmasını istemekte başka bir yerde ise o araç-gereci kullanmayacağını bildirmektedir. Bu yaklaşımı okullarımızda da görmekteyiz, öğretmenlerimiz (özellikle sınıf öğretmenlerimiz) okullarında yer alan Fen Laboratuarlarını ve işlikleri kullanmaktan kaçınmakta dersi ile ilgili araç ve gereci kendi sınıfında bulundurmaya çalışmakta bunda da uygun ortam düzenlemeleri yapılmadığı için başarısız olmaktadır. Bu durumda dersler amaçlarına uygun işlenememektedir. Her dersin öğretmenine; kendi dersliğini düzenleme, sürekli kullanılacak araç ve gereçleri bulundurma, koruma ve kullanma görev ve sorumluluğu verilerek öğretmenleri "tuzsuz yemek yemek" olumsuzluğundan kurtarmak gereklidir. |
|
| Onay1 | |