ANASAYFA

Branş Sınıfları
BT Sınıfları
Öğrenme Merk.
ASGO
Leonardo da Vinci
Aile Eğitimi

İLİMİZ

Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz...

M. K. ATATÜRK

 
 
 

 

    Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır.

    Biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin geleceğini yoğuran kültür ordusu...

M. K. ATATÜRK

Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz.

M. K. ATATÜRK

 
 

 

                                         

İLK VE ORTA ÖĞRETİM KURUMLARINDA
DERSLERİN HER DERSE - ALANA AİT DERSLİKLERDE YAPILMASININ
EĞİTİM-ÖĞRETIME KATKILARI

    Eğitim Hizmeti; Bir toplumun teknolojik, ekonomik kültürel ve sosyal alanlardaki şekillenmesini sağlayan bu alanlardaki değişim ve gelişimlere ayak uydurarak kendini devamlı toplum ihtiyaçları yönünde yenilemek zorunda olan sürekli bir etkinliktir. Günümüz eğitiminin "Etkililik, verimlilik ve kalite" bağlamında en önemli sorunu bilgi ve teknolojinin baş döndürücü bir hızda artmasına dayalı gelişme ve değişmelere ayak uydurmada zorlanmasıdır.
Eğitim ortamlarının düzenlenmesi günümüzde eğitim biliminin öncelikli alanlarından biridir. Eğitim ortamlarında, ortamdaki kişi sayısından, eğitim ortamının fiziksel koşullarına (ışığın yönü, tahtanın-ekranın bulunacağı yer eğitim ortamının genişliği havalandırma durumu vb.), eğitim ortamında bulunacak donatım araçlarına ve ekipmanlara kadar planlanması ve dikkate alınması zorunlu etkenler bulunmaktadır.

    ilk ve orta öğretim kurumlarımızda günümüzde geçerli olan ortam düzenlemesinde, öğrenciler sınıf ve şubelere ayrılmakta ve her dersin öğretmeni bu sınıf ve şubelerde ders dağıtım çizelgesine uygun bir şekilde eğitim ve öğretimi sürdürmektedir. Yani her dersin öğretmeni ders sırası kendine geldiğinde sınıfta yerini almaktadır. Bu durumda sınıflarda (yönetmeliklere göre) masa, sıra, dolap, askı, harita, tahta vb. araç gereç standart olarak bulunmakta bunların dışında derslerin işlenişinde kullanılacak ders araç gereçleri, donatım malzemeleri sınıflarımızda yer almamaktadır.
Bugün, Yeni Okul Gelişim Modelinin uygulanmaya başlamasıyla Yeni Okul Gelişim Modelinin fiziksel standartları arasında yer alan Müzik Odası, Resim Odası, Fen (Fizik, Kimya, Biyoloji) Laboratuarı, Spor Salonu, Çok Amaçlı Salon, öğretmen Çalışma Odası, iş eğitimi Atölyeleri oluşturulması çalışmaları okullarımız tarafından gündemlerine alınmakta ve okullarımız çalışmalarını bu mekanları oluşturma yönünde sürdürmektedir. Bu mekanların oluşturulması ya da fiziksel şartları uygun olan okullarımızda uygun bir planlamayla (ders dağıtım çizelgelerinin ve mekan planlamasının uygun olarak yapılmasıyla) derslerin her derse - alana ait dersliklerde yürütülmesi gereklidir.

Derslerin "Dersliklerde Yürütülmesi Gerekliliği Niçin Ortaya Çıkmaktadır?

   Öğrencilerden beklenen bildiklerini, duyduklarını, düşündüklerini; yazıyla, sözle, sesle, çizgiyle, renkle, sayıyla anlatabilmeleri ve aktarabilmeleridir, özellikle, Matematik, Türkçe, Yabancı dil' de hedef "tam öğrenme" olmalıdır. Bu dersler için ayrılmış derslikler, gerekli araç ve gereçlerin yer alacağı bir biçimde özenle düzenlenmeli ve hedefe ulaşılmalıdır.
Fen konularında çağdaş yeniliklerin hızına ayak uydurabilmek için "Müfredat programlarının" eksiklerini giderecek etkinliklere yer ve zaman ayrılmalıdır. Müfredat programlarında da fen bilimlerinin değeri kabul edilmiştir. Ancak, ekoloji, sibernetik, elektronik, bilgisayar teknolojisi vb. konular henüz resmi programlarda gerekli yeri. ve düzeyi bulabilmiş değildir.; Bu amaçla,
koşullan uygun olan okullarımızın Fen Laboratuarları bu yeni bilim alanlarına uygun bir şekilde düzenlenerek aktif kullanımı sağlanmalıdır.

    Öğrenciler, güzelliğin değerini bilmeli ve verebilmelidirler. Güzelliği yaratmak ve korumak için gerekli ilgi, sevgi, sezgi ve bilgilerini geliştirebilmelidirler. "Estetik duyarlık" müfredatlarımızda yer alan Resim-lş, Müzik ve iş Eğitimi dersleri ile geliştirilebilir. Bu derslikler yalnız ders işlemek için değil ders dışı etkinliklerin(Sergi, konser, tiyatro etkinlikleri, atölye çalışmaları vb.) planlanıp uygulanması için de kullanılabilir.

    Öğretmen toplumsal dokunun bir öğesidir. Ayrıca bir bilgi kaynağı olarak öğretim donanımı olarak da görev yapar. Ancak, öğretmene bu iki bileşenden ayrı, kendine özgü bir boyut katan özelliği, O' nün diğer sistem bileşenlerini düzenleme, denetleme, değerlendirme ve değiştirme (4D) yetkisi ve yeteneğidir.

   Çağdaş eğitim teknolojisi, öğretmenlerin sıradan işlerini üstlenecek araçları getirmektedir, öğretmenler artık bir bilgi çeşmesi, ya da öğüt verici olmayacaklardır. Bilgisayar, etkileşimli video vb.. iletişim araçları kara tahtanın ve not defterinin yerini almaktadır. Ancak bu araçların sınıfın toplumsal dokusunu yönetmekte, öğrencileri yaratıcılığa özendirmekte, değerlendirmeyi güncelleştirmekte öğretmenin yerini alması yakın gelecekte olası görünmüyor.

     Fiziksel açıdan incelendiğinde Ülkemizdeki eğitim kuruluşlarının hemen hemen hepsinde her bir öğrenci grubuna ait bir sınıf vardır, öğretmenler program çerçevesinde bu sınıflan dolaşarak derslerini işlemeye çalışırlar. Aynı sınıfta bir saat önce fen bilgisi dersi işlenirken, bir saat sonra matematik ya da müzik dersi işlenebilmektedir.

    ABD'deki sınıfların büyük bir kısmında ise, daha farklı bir yaklaşım izlenmektedir. Buna göre sınıf öğretmenin ofisi olarak düzenlenmiştir. Yani sınıflar öğretmenlere aittir. Her bir matematik öğretmeninin ya da resim dersi öğretmeninin bir sınıfı vardır, öğretmen bu sınıfı kendi dersinin ihtiyaçlarına göre donatır ve dersi için adeta bir laboratuar haline getirir, öğretmen sınıftaki tüm malzemeleri bildiğinden, eksiklerini ve ders için gerekli hazırlıkları önceden görme ve giderme şansına sahiptir. Bu sistemde öğrenciler programlarına göre bu sınıflara giderek derslerini alırlar. Bu durumda öğrencilerin de kendi yeteneklerine göre farklı programlarının olma şansı artmaktadır. Aynı zamanda sınıfların her bir ders için gerekli özel malzemelerle donatılması ve bu malzemelere öğretmenin hakimiyetinin artması sağlanmaktadır. ABD'de Kansas eyaletinde yapılan bir araştırmada öğretmenlerin derslik düzeni ile ilgili sorulara verdiği şu yanıt ilginçtir:

    "Eğer tuzluk masada ise onu yemeğime dökerim ama iki kat aşağıda mutfakta ise tuzu getirmek için aşağıya inmem"(Kürşat Çağıltay, Indiana Üniversitesi,) öğretmen kendi dersi ile ilgili araç ve gerecin kendi dersliğinde olmasını istemekte başka bir yerde ise o araç-gereci kullanmayacağını bildirmektedir. Bu yaklaşımı okullarımızda da görmekteyiz, öğretmenlerimiz (özellikle sınıf öğretmenlerimiz) okullarında yer alan Fen Laboratuarlarını ve işlikleri kullanmaktan kaçınmakta dersi ile ilgili araç ve gereci kendi sınıfında bulundurmaya çalışmakta bunda da uygun ortam düzenlemeleri yapılmadığı için başarısız olmaktadır. Bu durumda dersler amaçlarına uygun işlenememektedir.

    Her dersin öğretmenine; kendi dersliğini düzenleme, sürekli kullanılacak araç ve gereçleri bulundurma, koruma ve kullanma görev ve sorumluluğu verilerek öğretmenleri "tuzsuz yemek yemek" olumsuzluğundan kurtarmak gereklidir.

Onay1

Onay2

ANASAYFA