| hayatı |
ATATÜRK'ÜN
HAYATI
|
|
29 Ağustos 1919’da Erzurum’dan ayrılarak Sivas’a geldi. 4 Eylül’de, yurdun çeşitli yerlerinden gelen temsilcilerin katılmalarıyla Sivas Kongresini açtı ve başkanlığa seçildi. Kongrede, Şarki Anadolu Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Nizamnamasinde bazı değişiklikler yapılarak adı "Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti" olarak değiştirildi. Bu şekilde çeşitli adlar altındaki direniş örgütleri birleştirildi. İç ve dış çeşitli konular görüşülüp tartışılarak milli Mücadelenin ilkeleri saptandı. 11 Eylüldeki son toplantıda, alınan kararları içeren "Umumi Kongre Beyannamesi" kabul edildi ve "Heyeti Temsiliye" seçimi yapıldı. 13 Ekim 1919’da yurdun hemen her yöresinde kurulan Müdafaayı Hukuk Teşkilatına bir genelge göndererek "Milli mevcudiyetimizi dost ve düşman nazarında ızhar ve ishat eden teşkilatın nizamname gereğince birbirleri ve merkezle sıkı bağlar kurması milli ve vatani bir görev olduğunu" bildirdi. 20 Ekim 1919’da Heyeti Temsiliye Üyeleri Rauf, Kara Vasıf ve Bekir Sami Bey’lerle Amasya’ya gelerek İstanbul’dan gelen Bahriye Nazırı Salih Paşa ile görüştü. 22 Ekim’de sona eren görüşmeler sonucu beş protokol imzalandı ise de sonraki gelişmeler beklenen sonucu vermedi. |
| 7 Kasım 1919’da Osmanlı Mebusan Meclisinin son dönemi için yapılan seçimlerde Erzurum’dan milletvekili seçildi ise de hastalığı nedeni ile hareketine imkan olmadığını bildirerek katılmadı. Bu konudaki telgrafı 23 Şubat 1920 birleşiminde okundu ve izinli sayıldı. Gerçekte, bu meclisin nasıl olsa dağıtılacağını düşünerek Başkan seçilmesini istemiş, bu sıfatla Meclisi Anadolu’da bir yerde toplamayı düşünmüştü. 16 Kasım’da Heyeti Temsiliye, bazı komutanların da katıldığı toplantısında ordunun ihtiyaçları, savaşın yönetimi Meclisin toplanması ve genel durumu görüşerek önemli kararlar aldı. Heyeti Temsiliye Üyelerinden bir kısmı ile 19 Aralık’ta Sivas’tan ayrılarak 27 Aralık'ta Ankara’ya geldi ve törenle karşılandı. Heyeti Temsiliye Merkezinin bundan böyle Ankara olduğu bir genelge ile ilgili yerlere bildirildi. 29 Aralık 1919’da, hakkındaki 9 Ağustos 1919 tarihli Heyeti Vükela Kararı, askerlikten istifa etmiş olduğunun kabulü ile nişan ve madalyalarının geri verilmesi şeklinde değiştirildi ve karar 4 Şubat 1920’de Padişah tarafından onandı. Mebusan Meclisine katılmak üzere İstanbul’a giden bir kısım milletvekilleri ile temastan önce hazırladığı ve kendilerine telkin ettiği "Misakı Milli", 28 Ocak 1920’de Mebusan Meclisi tarafından kabul edildi. Bu Misak, Kurtuluş mücadelesinin temel ilkelerinden biri oldu. 16 Mart 1920’de İtilaf Devletlerinin İstanbul’u işgali nedeniyle yabancı devlet tamsilcilerine, Dışişleri Bakanlıklarına ve Mebusan Meclislerine birer telgraf göndererek işgali protesto etti ve ayrıca millete hitaben yayımladığı bildiri ile bu işgal sonucu Türk milletinin medeni kabiliyetinin hayat ve bağımsızlık hakkının ve geleceğinin savunmasına davet edildiğini belirtti. |
| 29 Aralık 1919’da, hakkındaki 9 Ağustos 1919 tarihli Heyeti Vükela Kararı, askerlikten istifa etmiş olduğunun kabulü ile nişan ve madalyalarının geri verilmesi şeklinde değiştirildi ve karar 4 Şubat 1920’de Padişah tarafından onandı. Mebusan Meclisine katılmak üzere İstanbul’a giden bir kısım milletvekilleri ile temastan önce hazırladığı ve kendilerine telkin ettiği "Misakı Milli", 28 Ocak 1920’de Mebusan Meclisi tarafından kabul edildi. Bu Misak, Kurtuluş mücadelesinin temel ilkelerinden biri oldu. 16 Mart 1920’de İtilaf Devletlerinin İstanbul’u işgali nedeniyle yabancı devlet tamsilcilerine, Dışişleri Bakanlıklarına ve Mebusan Meclislerine birer telgraf göndererek işgali protesto etti ve ayrıca millete hitaben yayımladığı bildiri ile bu işgal sonucu Türk milletinin medeni kabiliyetinin hayat ve bağımsızlık hakkının ve geleceğinin savunmasına davet edildiğini belirtti. 19 Mart 1920’de, millet işlerini yönetmek ve denetlemek üzere Ankara’da olağanüstü yetkiye sahip bir Meclisin toplanması için acele seçim yapılmasını Valiler, bağımsız mutasarrıflar ve komutanlara bildirdi. Bu Meclise vilayet ve livalardan seçilecek milletvekillerinin yanında kapatılan Mebusan Meclisi son dönem üyelerinden geleceklerin de katılması kararlaştırıldı. |
| Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920’de bir konuşması ile açıldı. 24 Nisan’daki birleşimde, mütarekeden Meclisin açıldığı güne kadar geçen iç ve dış olayları özetleyen bir konuşma yaptı. Devlet görevi ve sorumluluğunun Heyeti Temsiliye’den alınması ve Meclisin memleketin geleceğine el koymasını isteyerek hükümet teşkili için bir de önerge verdi. Aynı gün yapılan seçimde TBMM Başkanı oldu. 2 Mayıs 1920’de kabul edilen Kanuna göre 3 Mayıs’ta Meclise seçilen İcra Vekilleri Heyetinin 5 Mayıs’taki ilk toplantısına başkanlık etti. 11 Mayıs’ta İstanbul 1. Örfi Divanı Harbi tarafından "Kuvayi Milliye unvanı altında çıkardıkları fitne ve fesadın ve Kanunu Esasi hilafında ahaliden cebren para toplamak ve askere almak, hilafında hareket edenlere işkence ve ezaya ve tahrib-i bilada cür’et eylemek suretiyle emniyeti dahiliyeyi ihlal eyleyenlerin mürettip ve müşevviklerinden olduğu" iddiasıyla Ali Fuat Paşa (CEBESOY) nın dahil olduğu (6) kişi arasında idam cezasına mahkum edildi. Bu hüküm, ele geçtiğinde tekrar yargılamak üzere 24 Mayıs’ta Padişah tarafından onandı. |
|
|
TBMM’nin çalışmaya başladığı dönemde süregelen ve yenileri ortaya çıkan iç ayaklanmaların yanında Batı Anadolu topraklarında ilerleyen Yunanlılar ve Antep Cephesinde Fransızlara karşı türlü imkansızlıklar içinde Devlet, Hükümet ve Meclis Başkanı olarak etkili önlemler alıp, ordunun düzenli bir hale gelmesini sağladı. Bu şekilde 11 Ocak 1921 ve 11 Nisan 1921’de I. ve II. İnönü Zaferleri ile Yunan saldırısı durduruldu ve geri çekilmesi gerçekleştirildi. Bu arada 13 Eylül 1920’de Meclise sunduğu "Halkçılık Programı"nın incelenmesi için özel bir komisyon kuruldu. Sonuçta bu program ilk Anayasanın ilkelerini oluşturdu ve 20 Ocak 1921’de 85 sayılı "Teşkilatı Esasiye Kanunu" olarak kabul edildi. İstanbul Hükümetinde yer alan Asker Nazırların yaklaşımı ile Ankara Hükümeti ile yeni bir temas süreci aranması nedeniyle 4 Aralık 1920’de Bilecik’te Ahmet İzzet ve Salih Paşa’ların içinde bulunduğu İstanbul Heyeti ile ikinci kez bir görüşme yaptı. Ancak anlaşma olmadı. 10 Mayıs 1921’de TBMM içinde Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Grubunu kurdu, ertesi günü yapılan seçimde Başkanlığa seçildi. 10 Temmuz 1921’de yeniden başlayan ve iki hafta devam eden Yunan saldırısında önemli kayıplara uğranılması TBMM’de ve kamuoyunda ciddi tepkilere neden omasına rağmen, vakit kazanmak için izlenmekte olan stratejik savunma planını uygulamayı sürdürdü. 5 Ağustos 1921’de "Ordunun maddi ve manevi kuvvetini azami surette tezyit ve sevk ve idaresini bir kat daha tarsin hususunda TBMM’nin buna müteallik selahiyetini Meclis namına, fiilen istimale mezun" olarak 144 sayılı Kanunla Başkomutan seçildi. 7 ve 8 Ağusto’ta yayımladığı 10 "Tekalifi Milliye" emirleri ile savaşan ordunun ihtiyaçlarını sağlama yoluna gitti. |
|
|