hayatı
ATATÜRK'ÜN HAYATI
İLERİ>>
1-2-3-4-5-6-7-8
19 Mayıs 1881’de Selanik’te doğdu. Vakıf İdaresinde Katiplik, Gümrük memurluğu ve sonra kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi’nin oğludur. İlk ve orta öğrenimini Selanik Şemsi Efendi İptidai Mektebi, Askeri Rüştiye ve Manastır Askeri İdadisinde tamamladıktan sonra 13 Mart 1899’da Harbiye mektebine girdi. 10 Şubat 1902’de Piyade Teğmen rütbesiyle mezun olarak Erkanı Harbiye (Kurmay) sınıfına ayrıldı. Erkanı Harbiye Mektebinde öğrenimde iken 10 Şubat 1903’te Üsteğmenliğe yükseltildi. 11 Ocak 1905’te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle mezun olarak staj için Şam’daki 5. Ordu emrine verildi. 30. Süvari alayında görevlendirildi. Şam’da bulunduğu sürede arkadaşları Kurmay Yüzbaşı Müfit (Özdeş), Lütfü, Dr. Mahmut ve Mustafa (Cantekin) ile "Vatan ve Hürriyet Cemiyeti"ni kurdu. Geçici görevle Selanik’te bulunduğu sırada Cemiyetin Selanik’te açılan şubesi sonradan gizli "İttihat ve Terakki Cemiyeti" ile birleşti. 20 Haziran 1907’de Kıdemli Yüzbaşı olarak 13 Ekim 1907’de Selanik’teki 3. Ordu emrine atandı. Bu dönemde ordunun politika ile ilgisini kesmesi gerektiğini savunarak orduda yaptırdığı tatbikatlar, verdiği konferanslarla dikkati çekti. 22 Haziran 1908’de Rumeli Şark Demiryolları Müfettişliğine getirildi. 13 Ocak 1909’da Ordu Redif Tümeni, kısa bir süre sonra da 17. Selanik Tümeni Kurmayında görev aldı. 31 Mart (13 Nisan 1909) ayaklanmasını bastırmak için İstanbul’a gelen "Hareket Ordusu"nun 1. Kademesinde Kurmay Başkanlığı yaptı. 5 Kasım 1909’da 3. Ordu Karagahındaki eski görevine döndü. 6 Eylül 1910’da Subay Talimgahı Komutanı iken Fransa Ordusunun yaptığı Picardi manevralarını izlemekle görevlendirildi. 15 Ocak 1911’de 5. Kolordu Kurmayına atandı. Kıdemli Yüzbaşı rütbesinde olmasına rağmen 38. Alay Komutanlığına getirildi. 13 Eylül 1911’de Genelkurmay’da görevli iken 27 Kasım 1911’de Binbaşılığa yükseltildi. İtalya ile savaşta Derne Bölgesindeki kuvvetlerin komutanı olarak düşman saldırılarını durdurdu. Bingazi muharebelerinde gösterdiği yararlık üzerine iki yıl kıdem zammı ve nişan ile ödüllendirildi. 24 Ekim 1912’de İstanbul’a dönüşünde süregelen Balkan Savaşında aktif bir görev istemesi ile sonradan "Balayir Kolordusu" olarak anılan "Akdeniz Boğazı Mürettep Kuvvetler Komutanlığı" Harekat Şubesi Müdürü ve bir süre sonra da Kurmay Başkanı olarak görevlendirildi. Savaşın son aşamasında Edirne’nin geri alınması ve savaşın daha az kayıpla sona erdirilmesinde etkili oldu. 27 ekim 1913’de Sofya Askeri Ataşeliğine atandı. 11 Ocak 1914’te Belgrad ve Çetine (Karadağ) Askeri Ataşelikleri de ek görev olarak verildi. Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı tarafından Lejyondonör nişanı "Chevalier" rütbesiyle ödüllendirildi. 1 Mart 1914’te Yarbay oldu.
 
1. Dünya Savaşının başlaması üzerine orduda bir görev verilmesi konusundaki ısrarlı isteği ile 20 Ocak 1915’te Gelibolu’daki 19. Tümen Komutanlığına atandı. Kuruluş aşamasında olan tümenin teşkilatını tamamlayarak o sırada Kabatepe - Arıburun arasına çıkan ANZAK Kolordusu birliklerinin saldırılarını durdurdu ve geri çekilmelerini sağladı. Bu başarısından dolayı 1 Haziran 1915’te Albaylığa yükseltilerek 8 Ağustos’ta Anafartalar Grup Komutanlığına getirildi. Conkbayırı Muharebelerinde bir düşman mermisinin saçtığı misket kalbinin üzerine isabet etti ise de saatini parçalayarak hayatı kurtuldu. Çanakkale Muharebelerindeki başarısı ile Kamuoyunda "Anafartalar Kahramanı" olarak anıldığı gibi çeşitli Türk ve yabancı nişan ve savaş madalyaları aldı ve 16 Mart 1916'dan geçerli olarak iki yıl kıdem zammı verildi. 10 Aralık 1915’te rahatsızlığı nedeni ile hava değişimi alarak Anafartalar Grup Komutanlığından ayrıldı. 27 Ocak 1916’da Karargahı Edirne’de olan ve 25 Kasım 1915’te Diyarbakır’a nakledilen 16. Kolordunun Komutanı olarak görevlendirildi. Birlikleri ile yönettiği Bitlis muharebelerinde Ruslara ağır kayıplar verdiği gibi 4. Rus Kolordosunu çekilmek zorunda bıraktı. Bu bölgedeki muharebelerde gösterdiği yararlılık üzerine yeniden Türk ve yabancı nişan ve madalyalarla ödüllendirildiği gibi bir yıl daha kıdem zammı alarak 1 Nisan 1916’da Mirliva (Tümgeneral) 'lığa yükseltildi. 25 Kasım 1916’da bir süre izinle ayrılan 2. Ordu Komutanına vekalet etti. 7 Mart 1917’de bu göreve asil olarak atandı. 11 Mart’ta İngilizlerin Bağdat’ı ele geçirmeleri üzerine Bağdat’ı geri almak üzere teşkil edilen "Yıldırım Orduları Grubu" içinde yer alacak 7. Ordu Komutanı olarak görev yapması uygun görülmekle 5 Temmuz 1917’de bu göreve getirildi. Ancak uygulanacak plan ve hedef konusunda Başkomutanlık ile ayrılığa düştü. 11 Ekim 1917’de izin alarak İstanbul’a gitti. 20 Aralık 1917'de, Veliaht Vahdettin'in Almanya gezisinde refakatinde bulunarak savaşı sevk ve idare eden Alman Komutanları ile tanıştı. Almanya dönüşünden sonra 13 Mayıs 1918’de tedavi için Avusturya’ya gitti. Karlsbad Kaplıcalarında dinlendiği sırada Padişah Vahdettin tarafından İstanbul'a çağrılarak 11 Ağustos 1918’de ikinci kez 7. Ordu komutanlığına atandı. Süregelen muharebelerde 19 Eylül'de başlayan İngiliz saldırısında 8. Ordunun bozguna uğraması karşısında ordusunu Şeria Nehri'nin doğusuna geçirerek Şam yönüne çekmeyi başardı. Bu başarasından 23 Eylül 1918’de Padişah tarafından "Fahri Yaverlik" ünvanı verildi.
Mustafa Kemal, 1. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine orduda bir görev verilmesi konusundaki ısrarlı isteği ile 20 Ocak 1915'de Gelibolu'daki 19. Tümen Komutanlığı'na atandı.
BAŞA DÖN