|
Merkez
İlçe
Merkez ilçe,
ilin batısında, 637 kilometrekarelik bir alanda, Türkiye Taşkömürü Kurumu
ve Çatalağzı Termik Santralının üretim ve işletme sahalarıyla iç içedir.
Karadeniz’de yaklaşık 17 kilometrelik kıyısı olan merkez ilçe, aynı zamanda
çevresinde yer alan belde ve köylerin de istihdam, ticaret merkezidir.
Zonguldak,
Kozlu, Kilimli ve Çatalağzı’da farklı yerel yönetimler bulunmasına karşın,
hem birbirlerine yakınlıkları hem de benzer sorunları
yaşamaları nedeniyle, ilgili belediyelerce 1971 yılında Zonguldak
Metropoliten Planlama Örgütü kurulmuştur.
Merkez ilçe
sınırları içinde kalan toprakların büyük bir bölümü jeolojik yapı, topografik
özellikler ve mülkiyetten kaynaklanan sorunlar nedeniyle yerleşime elverişli
değildir. Mevcut yerleşimler doğrudan kömür üretim bölgelerinde yoğunlaşmıştır.
Taşkömürü üretiminin yapıldığı maden ocakları, ağırlıklı olarak merkez
ilçe sınırları içinde yer almaktadır.
Merkez ilçe
sınırları içinde mağara, orman alanları, trekking alanları, termal kaynak,
sahil bandı gibi turizme konu olabilecek büyük bir potansiyel bulunmaktadır.
Gökgöl Mağarası, Harmankaya ve Değirmenağzı Şelaleleri, Göldağı, Ulutan
ve Milli Egemenlik orman içi dinlenme alanları, Türkali, Göbü, Kapuz ve
Ilıksu plajları özellikle yöre halkının rağbet gösterdiği alanlardır.
Alaplı
İlçe topraklarının
önemli bir bölümü ormanlarla kaplı olan Alaplı ilçesi, Alaplı Irmağı’nın
denize döküldüğü alanda kurulmuştur.
İlkçağda
Cales adıyla bilinen Alaplı’nın tarihi Kdz.Ereğli ile özdeş olup, kalıcı
izler Cenevizlilere dayanmaktadır. Cenevizlilerce ‘Somakol’ (som altın
kolları) adı verilen ilçe, 1326’da Orhan Bey zamanında Osmanlı egemenliğine
geçmiştir.
Alaplı Irmağı’nın
oluşturduğu düzlüklerde buğday, mısır, arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve,
fındık, ceviz yetiştirilmekte, büyükbaş-küçükbaşhayvan, kümes hayvanı
yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı ve kıyılarda deniz balıkçılığı yapılmaktadır.
İlçede son yıllarda iplik, tekstil, kereste, boru, profil, un ve fındık
işleme fabrikalarının yanında, sandal, tekne ve gemi yapımı gibi endüstriyel
faaliyetler de sürdürülmektedir.
Kocaman ve
Belediye Plaj Tesisleri, Bölüklü Yayla, Kavukkavla piknik alanı yörenin
en önemli turistik çekicilikleridir.
Çaycuma
İlin tarıma
en elverişli bölgesi olan Filyos Vadisi içinde yer alan Çaycuma, daha
önceleri Çarşamba adıyla Devrek’e bağlı bir bucak iken 1944 yılında ilçe
oldu.
Buğday, mısır,
arpa, patates, mevsimlik sebze-meyve (seracılık), küçükbaş-büyükbaş hayvancılık,
kültür balıkçılığı, Filyos beldesinde deniz balıkçılığı ilçenin önemli
tarımsal ver hayvansal gelirlerini oluşturur.
İlçede, 1970
yılında açılan ve ülkemizin üçüncü büyük kağıt fabrikası ola SEKA Çaycuma
Kağıt ve Selüloz Fabrikası, Filyos Ateş Tuğla Fabrikası gibi kamu yatırımlarının
yanında, tuğla, kiremit, briket, kireç, kereste, kum-çakıl, un, yem, konserve,
süt ürünleri fabrikaları da bulunmaktadır. Çaycuma Organize Sanayi Bölgesi,
Saltukova Havalimanı gibi son dönemde faaliyete giren tesisler, bölge
halkının geleceği açısından önem taşımaktadır.
İlçenin en
eski yerleşim birimi olan Filyos (Teion, Billaios), Filyos Çayı’nın Karadeniz’e
döküldüğü alanda kurulmuştur. Filyos, MÖ 3. yüzyılda ticari amaçla kurulmuş
bir Milet kolonisidir. Kent ilkçağda Karadeniz’in kuzeyinden getirilen
malların boşaltıldığı önemli bir ticaret merkeziydi. Çeşitli dönemlerde
Roma, Bizans ve Cenevizlilerin hüküm sürdüğü beldede kale, açık hava tiyatrosu,
su kemerleri, antik liman mendireği gibi kalıntılar bulunmaktadır.
Devrek
Doğusunda
Yenice, batısında Kdz.Ereğli ve Alaplı, kuzeyinde Gökçebey ve Zonguldak,
güneyinde Mengen ile komşu olan Devrek, Batı Karadeniz Dağları ile Bolu
Dağları arasında kalan dalgalı ve yer yer yüksek bir arazi üzerinde kurulmuştur.
Topraklarının
önemli bir bölümü ormanlarla kaplı Devrek’te doğal yetişen kızılcık, mantar
gibi orman altı bitkilerinin yanı sıra buğday, arpa, çavdar, mevsimlik
meyve-sebze yetiştiriciliği, seracılık, kümes ve büyükbaş-küçükbaş hayvan
yetiştiriciliği, kültür balıkçılığı, kültür mantarcılığı gibi alanlarda
üretim yapılmaktadır.
Kereste,
yonga, levha-sunta, mermer, kireçtaşı, çivi, lastik ürünleri fabrikaları
yörenin endüstriyel alandaki belli başlı yatırımlarıdır.
Bastonculuk
yörenin simgesi olmuş el sanatlarındandır. Yaklaşık yüz yıllık geçmişi
olan ve gövdesinde kızılcık, sapında ise genellikle ceviz ağacının kullanıldığı
baston yapımcılığı günümüzde daha da geliştirilerek sürdürülmektedir.
Yedigöller
Milli Parkı, Bostandüzü orman içi dinlenme alanı ve Milli Egemenlik Parkı
yörenin en önemli rekreaktif alanlarıdır. Akarsularda olta balıkçılığı,
orman alanlarında ise kara avcılığı yapılmaktadır.
Gökçebey
Zonguldak-Ankara
demiryolu üzerinde bulunan ve geçmişte Tefen Bucağı adıyla Devrek İlçesi’ne
bağlı olan Gökçebey, 1990 yılında ilçe olmuştur.
İlçe son
yıllarda sanayi alanında görülen yatırımlarla dikkati çekmektedir. Panel
radyatör, seramik, yapı elemanları, kum-çakıl, kereste, deterjan, un,
çiçekyağı fabrikaları, ilçenin önemli istihdam alanlarıdır.
Pamukdüzü,
Kabalaklı, Çamlık gibi yerler yörenin başlıca piknik ve mesire yerleridir.
Bakacakkadı beldesinde faaliyete başlayan 100.Yıl Atatürk Hizmet Köyü,
yeme-içme tesisleri, konaklama tesis, havuz, spor tesisleri, yürüyüş ve
piknik alanları gibi aktiviteleriyle ilimizin en göze çarpan turistik
tesisi görünümündedir. Asar Tepesi ve Gaziler Köyünde kale, sütun ve mezar
kalıntıları, Hacı Musa beldesinde ise ağaç işçiliğinin ürünü olan Herkime
Evleri bulunmaktadır.
Kdz.Ereğli
Doğal bir liman konumundaki Kdz.Ereğli,
Megaralı ve Marıandynli kolonilerce kurulmuş, daha sonra adı Herakleia
Pontica olmuştur. Frig, Kimmer, Lidya, Asur, Med, Makedonya, Roma, Bizans,
Ceneviz ve Selçuklu uygarlıklarına mekan olan ilçe, 1320 tarihinde Orhan
Bey zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiştir.
Kdz.Ereğli
yakınlarındaki Köseağzı mevkiinde kömürün bulunması ve maden ocaklarının
işletmeye açılmasıyla birlikte yöre önem kazanmış, 1960’ta ülkemizin ikinci
büyük demir çelik fabrikası olan Erdemir’in açılmasıyla bir sanayi kenti
kimliğine kavuşmuştur.
İlçede antik
çağdan ve daha sonraki uygarlıklardan kalan birçok tarihsel kalıntıya
rastlamak hala olasıdır. Kale, sur duvarları, su kemerleri, deniz feneri,
su sarnıcı, Ayasofya kilisesi, Bizans kilisesi, Halil Paşa Konağı, Hoca
Nasrullah Efendi türbesi kentin tarihsel / kültürel geçmişinin izlerini
taşımaktadır. Yarı tanrı Herakles’in (Herkül) Kerberus’la savaşımına mekan
olan Cehennemağzı Mağaraları, hem ilkçağın önemli kehanet merkezi, hem
de ilk Hıristiyanların gizli ibadet yeri olması gibi özelliklere sahiptir.
Kent içindeki parklar,
Kırmacı,Çeştepe mevkileri, Kızılcapınar ve Gülüç baraj gölü çevresi, Belediye
ve Erdemir plajları,Çavuşağzı, Kireçlik, Kandilli sahilleri yöre halkının
rağbet ettiği başlıca rekreasyon yerleridir.
|